5411 sayılı Bankacılık Kanunu
Bankaların kuruluş, yönetim, çalışma esasları, devir, birleşme ve tasfiyeleriyle denetlemeleri Bankacılık Kanunu ile düzenlenmiştir. Bütün bankalar, bazı istisnalar dışında, 19/10/2005 kabul tarihli 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun hükümlerine tabidir. 1980 yılı sonrasında Türk Bankacılık Sektöründe yaşanan dışa açılım sürecinin neticesinde, belirli dönemlerde çeşitli krizler yaşayarak kayıplar veren sektöre karşın edinilen tecrübelerin bir yansıması olarak oluşturulan 5411 sayılı Kanun gereğince, bankaların faaliyet alanları net olarak düzenlenmiş, ancak bunun yanında ciddi yaptırımlar ve kısıtlamaları da kendisiyle beraber getirmiştir. Dönem dönem bu tür kısıtlayıcı tedbirler bankaların faaliyetlerine olumsuz yansıma yaratırken, krizlerin yaşandığı dönemlerde ise Türk Bankacılık sektörünün süreci daha az hasarla atlatmasında katkı sunmaktadır.
Kanun’un Kapsamı
Kanun’da açıklık olmayan durumlara genel hükümler uygulanacağı belirtilmiştir. 5411 sayılı Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2.maddesi: “Türkiye’de kurulu mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları, yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye’deki şubeleri, finansal holding şirketleri, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve bunların faaliyetleri bu Kanun hükümlerine tâbidir.” ifadeleriyle işbu kanunun hangi kuruluşlar üzerinde uygulanacağını belirtmiştir.
Bankaların kuruluş koşulları ile birlikte kurucu ve ortaklarda aranan koşullar 2001 yılındaki yeniden yapılandırma programı ile yeni koşullara bağlanmış ve bu konuda karar verme yetkisi Bakanlar Kurulu’ndan alınarak özerk bir kurum olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun karar organı olan Kurul’a bırakılmıştır. Kanun Kurul’a bu konuda geniş ölçüde takdir yetkisi tanımaktadır. Bankaların devir ve tasfiyeleri ise bu Kurul’un kararı ile Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu’na devredilen bankaların Fon tarafından alınan kararlar doğrultusunda devir ve tasfiye edilmesini öngörmektedir.
Banka Kuruluşu
Bankaların Kuruluş veya Türkiye’de Şube veya Temsilcilik Açma İzni 3182 sayılı Bankalar Kanunu bankaların kuruluşu için Hazine Müsteşarlığı’na başvurulmasının, Müsteşarlık’ın değerlendirmesinden sonra Hazinenin bağlı olduğu Bakanın, Bakanlar Kurulu’na öneri götürmesini düzenlemekteydi. 4389 sayılı Kanun Türkiye’de bir bankanın kurulması için veya yabancı bankanın Türkiye’de şube açması için Bakanlar kurulu’nun iznini aramış, ancak öncelikle Kurul’un en az beş üyesinin olumlu önerisiyle Bankalar Kurulu’na öneride bulunmasını düzenlemişti. 4491 sayılı Kanun ile bu konuda değişiklik yapılmış, banka kurma izni yedi kişilik kurulun en az beş üyesinin olumlu oyuyla Kurula bırakılmıştır. Yabancı bankaların Türkiye’de açacakları ilk şube için de Kurul kararı aynı şartlarda gerekmektedir.
Halen yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda da bir bankanın kuruluş izni için çeşitli koşullar aranmaktadır. Yabancı bankaların ya da Türkiye’de kurulu bankaların ilk şube dışında açacakları yeni şubeler ise, Bankacılık Kanunu’nun 6 ve 9. maddesine göre kurulmaktadırlar. Buna göre, bankaların Kurul’ca belirlenecek esaslara ve bu Kanun üzerine yürürlüğe konulacak standart oranları gerçekleştirmek kaydıyla şube açmaları serbesttir. Kurul, gerektiğinde bankanın şube açmasını izne bağlı tutabilir.
Türkiye’de bir bankanın kurulmasına veya yurt dışında kurulmuş bir bankanın Türkiye’deki ilk şubesinin açılmasına, bu Kanun’da öngörülen şartların yerine getirilmesi kaydıyla en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınacak kararla izin verilir. İzin için yapılacak başvurulara ve iznin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. İzne ilişkin karar, başvurunun yapıldığı ya da başvuruda eksiklik bulunması halinde, istenilen bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren üç ay içinde ilgiliye bildirilir. Eksikliklerin altı ay içinde giderilmemesi halinde başvuru geçersiz hale gelir.
Türkiye’de münhasıran kıyı bankacılığı faaliyetinde bulunmak üzere banka kurulması veya yurt dışında kurulu bankalarca bu amaçla şube açılması, bunların faaliyet alanları ile finansal raporlama ve denetim usulleri ve faaliyetlerinin geçici veya sürekli olarak durdurulması hususları Kurul kararıyla belirlenir.
Yurt dışında kurulu bankalar, mevduat veya katılım fonu kabul etmemek ve Kurul’ca belirlenecek esaslara göre faaliyet göstermek kaydıyla, Kurul’un izni ile Türkiye’de temsilcilik açabilirler. Bankalar Kanunu’na göre, banka kurma izni yedi kişilik kurulun beş üyesinin olumlu oyu ile doğrudan Kurul tarafından verilir. Bankacılık Kanunu açısından, izin için yapılacak başvurular ile iznin verilmesine ilişin esas ve usullerin belirlenmesi ise, Kurum’ca çıkarılan yönetmelikle sağlanmaktadır. Türkiye’de kurulacak bir bankanın mutlaka anonim ortaklık biçiminde olması gerekir. Bu bakımdan bankalar da, kuruluşlarında, esas sözleşme değişikliklerinde, sermaye artırımlarında önce Türk Ticaret Kanunu’nun anonim ortaklıklar hakkındaki düzenlemelerine; yani Ticaret Bakanlığı’nın iznine tabidirler. Kurul, Ticaret Bakanlığı’nın izni olmadan bir bankanın kurulmasına izin veremeyecektir. Bunun yanı sıra Sermaye Piyasası Kanunu’na göre, eğer halka açık bir ortaklık olarak kuruluyorsa bankaların da Sermaye Piyasası Kurulu’ndan da izin almaları gerekecektir. Elbette bankaların da anonim ortaklık olarak tüzel kişilik kazanmaları ise ticaret siciline tescil gerekir.
Sonuç olarak, Türkiye’de kurulacak bir bankanın;
- Anonim şirket şeklinde kurulması,
- Hisse senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının nama yazılı olması,
- Kurucularının Kanun’da belirtilen şartlara haiz olması,
- Yönetim kurulu üyelerinin Kanun’un kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen nitelikleri ve planlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek mesleki tecrübeyi haiz olması,
- Öngörülen faaliyet konularının planlanan mali, yönetim ve organizasyon yapısı ile uyumlu olması,
- Nakden ve her türlü muvazaadan ari olarak ödenmiş sermayesinin en az otuz milyon Türk Lirası olması,
- Ana sözleşmesinin bu Kanun hükümlerine uygun olması,
- Kurumun etkin denetimini engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı ve organizasyon şemasına sahip olması,
- Konsolide denetimini engelleyici nitelikte herhangi bir hususun bulunmaması,
- Öngörülen faaliyet konularına ait iş planlarını, kuruluşun mali yapısı ile ilgili projeksiyonlarını sermaye yeterliliğini de içerecek şekilde, ilk üç yıl için bütçe planını ve yapısal örgütlenmesini gösteren bir faaliyet programını iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemi de dahil olmak üzere ibraz etmesi, şarttır. Kalkınma ve yatırım bankaları için ödenmiş sermaye, birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen tutarın üçte ikisinden az olamaz. Kurucularda Aranan Koşullar (5411 s. Kanun m.8) Bankaların kurucu ortaklarının;
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre müflis olmaması, konkordato ilan etmiş olmaması, uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma başvurusunun tasdik edilmiş olmaması ya da hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmiş olmaması, Bu Kanun’un 71’inci maddesi uygulanan bankalarda veya bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Fon’a devredilmiş olan bankalarda nitelikli paya sahip olmaması veya kontrolü elinde bulundurmaması,
- Tasfiyeye tabi tutulan bankerler ile irade tasfiye haricinde tasfiyeye tabi tutulan finansal kuruluşlarda, faaliyet izni kaldırılan kalkınma ve yatırım bankalarında, ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon’a intikal eden veya bankacılık yapma ve mevduat ve katılım fonu kabul etme izin ve yetkileri kaldırılan kredi kuruluşlarında, Fon’a intikalinden ya da bankacılık yapma ve mevduat ve katılım fonu kabul etme izin ve yetkileri kaldırılmadan önce nitelikli paya sahip olmaması veya kontrolü elinde bulundurmaması
- Taksirli suçlar hariç olmak üzere affa uğramış olsalar bile mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlar uyarınca ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlar uyarınca üç yıldan fazla hapis cezasıyla cezalandırılmamış olması veya mülga 3182 sayılı Bankacılık Kanunu’nun, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankacılık Kanunu’nun, bu Kanunun ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun ve ödünç para verme işleri hakkında mevzuatın hapis cezası gerektiren hükümlerine muhalefet yahut mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunlar uyarınca basit veya nitelikli zimmet, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, kara para aklama veya devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile devlet sırlarını açığa vurma, devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlar, vergi kaçakçılığı suçlarından veya bu suçlara iştirakten hükümlü bulunmaması,
- Gerekli mali güç ve itibara sahip bulunması,
- İşin gerektirdiği dürüstlük ve yeterliliğe sahip olması,
- Tüzel kişi olması halinde, risk grubu ile birlikte ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması şarttır. Bankaların tüzel kişi kurucu ortaklarının doğrudan veya dolaylı olarak nitelikli paya sahip gerçek kişi ortaklarının bu maddenin birinci fıkrasının ilgili tüm bentlerinde yer alan koşulları taşıması gerekir.
“ Dijital bankalar genel müdürlük ile genel müdürlüğe bağlı hizmet birimleri dışında muhabirlik, acentelik, temsilcilik gibi her ne ad altında olursa olsun teşkilatlanmaya gidemez, fiziksel şube açamaz, dijital ortamda gerçekleştirilecek olanlar hariç kiralık kasa ve emanete alma işlemleri ile saklama hizmetlerini sunamaz. “ |
DİJİTAL BANKALARIN FAALİYET ESASLARI İLE SERVİS MODELİ BANKACILIĞI HAKKINDA YÖNETMELİK
Yönetmelik 1/1/2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin amacı, sadece elektronik bankacılık hizmetleri dağıtım kanalları üzerinden hizmet veren şubesiz bankaların faaliyetlerine ve bankacılık hizmetlerinin finansal teknoloji şirketleri ve diğer işletmelere bir servis modeli olarak sunulabilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
Dijital bankalar, Yönetmelikte ya da ilgili alt düzenlemelerde aksi belirtilmediği sürece, mevduat ya da katılım bankası olmalarına göre, kredi kuruluşlarının gerçekleştirebileceği tüm faaliyetleri yerine getirebilirler. Dijital bankalar, Kanun ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde kredi kuruluşlarının uymakla yükümlü olduğu tüm mevzuat hükümlerine ilave olarak bu Yönetmelikte yer verilen hükümlere de uymakla yükümlüdürler.
Dijital bankaların kredi müşterileri, yalnızca finansal tüketicilerden ve KOBİ’lerden oluşabilir, KOBİ boyutunu aşan işletmeler için döviz kredisi kullandırması aykırılık teşkil etmez. Dijital bankalar genel müdürlük ile genel müdürlüğe bağlı hizmet birimleri dışında muhabirlik, acentelik, temsilcilik gibi her ne ad altında olursa olsun teşkilatlanmaya gidemez, fiziksel şube açamaz, dijital ortamda gerçekleştirilecek olanlar hariç kiralık kasa ve emanete alma işlemleri ile saklama hizmetlerini sunamaz.
Dijital bankaların, bir müşterisine kullandırabileceği, kredi kartları ile gerçekleştirilen harcamalar ve nakit çekimleri ile kredili mevduat hesapları hariç olmak üzere, teminatsız nakdi tüketici kredilerinin toplamı, ilgili müşterinin beyan edilen ve dijital bankalarca teyit edilen aylık ortalama net gelirinin dört katını ve müşterinin aylık ortalama net gelirinin tespit edilememesi halinde on bin Türk Lirasını aşamaz. Kurul bu hükümde belirtilen oran ve tutarı değiştirmeye yetkilidir.
Dijital bankanın, faaliyet izni sürecinde ya da faaliyet izni aldıktan sonra faaliyet izni için gerekli asgari ödenmiş sermaye tutarını, nakden ve her türlü muvazaadan ari olarak ödenmiş olmak üzere, iki milyar beşyüz milyon Türk Lirasına çıkarması halinde, dijital bankanın yapacağı başvuru üzerine Kurul, yeni durumda risklerini yönetebileceğine kanaat getirdiği dijital bankalar için bu maddede yer verilen faaliyet kısıtlamalarının tamamen ya da uygun göreceği bir geçiş planı çerçevesinde kademeli olarak kaldırılmasına karar verebilir.
Dijital bankaların, müşteri şikâyetlerini ele almak üzere en az bir fiziksel büro kurması zorunludur. Dijital bankalar kendi kuracakları ATM ağları ya da diğer ATM ağları üzerinden müşterilerine hizmet sunabilir. Dijital bankalar, sunmakta oldukları elektronik bankacılık hizmetleri için, her bir dağıtım kanalı bazında, taahhüt edilen süreklilik yüzdesi değerlerini internet sitelerinin ana sayfasında görünecek şekilde ilan ederler. Dijital bankaların internet bankacılığı ve mobil bankacılık dağıtım kanalları için taahhüt edilen süreklilik yüzdesi %99,8’den daha düşük bir değer olamaz.
Dijital Bankaların Kuruluş ve Faaliyet İzninde Aranan İlave Şartlar
Dijital bankaların kuruluş ve faaliyet izni genel şartları, İTİY’de bankaların kuruluş ve faaliyet izni almalarına ilişkin yer verilen şartlardır. Bu Yönetmelikte dijital bankaların kuruluş ve faaliyet izni şartlarına ilişkin yer verilen hükümler, İTİY’de yer alan hükümler saklı kalmak üzere ilave hükümler olarak uygulanır.
Başvuru sahibinin hâkim ortaklarının teknoloji, elektronik ticaret ya da telekomünikasyon hizmetleri sunan tüzel kişiler olması durumunda, Kurul söz konusu hâkim ortak tüzel kişilerin ya da bu tüzel kişilerin kontrolünü elinde bulunduran gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de yerleşik olmasını ve Türkiye’de yerleşik kişilerin borçluluk durumu ve mali gücüne ilişkin ellerinde bulundurdukları risk verilerini paylaşmaya yönelik olarak Risk Merkezi ile bilgi alışverişi sözleşmesi imzalamış olmalarını şart koşabilir.
Dijital bankaların faaliyet izni alabilmesi için gerekli olan asgari ödenmiş sermaye tutarı, nakden ve her türlü muvazaadan ari olarak ödenmiş olmak üzere, bir milyar Türk Lirasıdır. Kurul bu tutarı artırmaya yetkilidir.
Yönetici düzeyindeki personelin yeterliliğine ilişkin yapılacak değerlendirme çerçevesinde, yönetici düzeyindeki personelin, icrai görevi olup olmadığına bakılmaksızın, dijital bankaların iş modelinin yapısına özgü riskleri anlamalarını ve görevlerini yerine getirmelerini sağlayacak yeterli bilgiye ve deneyime sahip olup olmadıkları da dikkate alınır, dijital bankanın yönetim kurulu üyelerinden en az birinin bilgi sistemleri yönetimi alanında en az on yıl mesleki tecrübeye sahip olması şarttır.
Dijital bankacılık izni alan kurumlar
Hayat Katılım Bankası A.Ş., Kasa Katılım Bankası A.Ş. (Great East Capital (GEC) ile Malezyalı Boustead), T.O.M. Katılım Bankası A.Ş., FUPS Bank A.Ş. (Dijital bankacılık izni alan diğer firmalardan farklı olarak mevduat bankası kurma izni), Colendi Bank, Enpara Bank ismiyle dijital mevduat bankası, Asır Yatırım Bankası (Dubai merkezli Al Handal Grubu), SLM Yatırım Bankası (Çeçen asıllı Rus iş adamı İsmail Lepiev).
Yukarıda sayılan bankalardan Kasa Katılım Bankası A.Ş.’nin kuruluş izni; “3 sayılı Kararı ile kuruluş izni verilen Kasa Katılım Bankası A.Ş.’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun (Kanun) 10 uncu maddesi ve Bankaların İzne Tabi İşlemleri ve Dolaylı Pay Sahipliğine İlişkin Yönetmeliğin (Yönetmelik) 7 nci maddesinde yer alan süreler içerisinde Kanun ve Yönetmelik uyarınca Kuruma geçerli bir faaliyet izni başvurusu yapılmamış olması nedeniyle kuruluş izninin Kanunun 11 inci maddesinin (b) ve (e) bendi uyarınca iptal edilmesine” ibareleriyle 19.10.2023 tarihli Kurul kararı ile iptal edilmiştir.
Son dönemde yeni trend oluşmuş ve aracı kurumların Yatırım Bankası açmak için SPK’ya yoğun başvuruda bulundukları gözlemlenmiştir. Örnek vermek gerekirse, Colendi Bank, Tera Bank, Q Yatırım Bankası, SLM Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası son dönemde kuruluş ve faaliyet izni alan kuruluşlar arasındadır.